17/12/2007
Zamanı gelince...
Cumartesi ve Pazar günleri resmi tatiliz.
Ama ben son 1 senedir haftasonları ayaklarımı uzatıp şöyle bir dinlendiğimi hatırlamıyorum. Evi bile temizlemeye vakit olmadığından temizlikçi bir şirketle anlaştım, her Pazartesi geliyorlar. Temizleyen bir robot mu alsam diye düşündüm ama korkuyorum, birgün programında bir hata olacak, beni de çöp diye gece uyurken evden dışarıya atacak :-)
Ama bundan pek de şikayetçiyim de diyemem.
Geçen hafta sonu J-College ve Japon Telekom (NTT) grubunun ICC toplantılarına konuşmacı olarak katıldım. J-College, Japon Hava Yolları (JAL) bünyesinde düzenlenen havacılık teknolojilerine yönelik aylık konuşmalar ve ben buna her ay düzenli olarak katılıp her seferinde değişen 140-150 kişilik bir gruba hitaben, yaptığımız çalışmaların ışığında dünya teknolojindeki gelişmeleri aktarıyorum.
ICC toplantısı ise senede bir defa düzenleniyor ve bilim ile sanat ve tasarım arasındaki kurguyu oluşturmak için, katılımcılar arasında yapılan anketten çıkan 3 kişi çağırılıyor ve bir gün boyunca panel ve atölye çalışması olarak düzenleniyor. Bu konuşmaya da gene 100 kişinin üzerinde bir katılımcı grubu oluyor.
Bilgi çağındayız ve insanlar yaz, kış; uzak yakın demeden takip ediyor, yüzlerce kilometre öteden belki bir cümle kaparım diye geliyorlar. O bir cümle belki hayatlarını değiştirecek, belki çok önemli bir ipucu verecek. İşte herkes bu ipucunu aramıyor mu zaten?
Her organizasyondan sonra bir yarım saat daha kalıp kitap imzalamaya ayırıyoruz. Masada oturup her imzaladığım kitaptan sonra uzayan sırada bekleyenlere baktığımda, kalbimde inanılmaz bir mutluluk oluyor.
Demek ki, bu kadar uğraştığımıza değmiş.
Demek ki kitap gerçekten mesajını ulaştırmış.
Özellikle JAL in organizasyonunda bölüm başkanlarının her ay sıraya girip 'bu sefer buna hediye edeceğim, bu sefer şu arkadaşıma vereceğim' diyerek beklemeleri, kendi alanlarında benden kat kat fazla tecrübeye sahip olmalarına rağmen, genç beyinlere verilen önemi ve gençlerden öğrenme arzusunun; dolayısıyla Japon sisteminin başarısının bir ipucu olsa gerek. Gücün bilgide olduğu bu dönemde, 21.yüzyılda başarının varolan bilgiye ulaşmak.
Ama sıraya girenlerden önemli bir kısım benimle kitap imzalarken aslında hep aynı şeyi söylüyor.
'Bunca ülke arasında Japonya'da kalmayı seçtiğin için teşekkür ediyoruz'
Ne kadar mutlu edici bir cümle. Bu hafta gelenler arasında 8, 9 ve 10 yaşında 3 çocuğunu getirmiş İngiliz bir koca ile Japon eşi de vardı. Kızları zaman makinası kitabımı okumuş ve bana matematik ödevlerini gösterip kontrol ettirdiler. İngiliz koca, kendi ülkesini özlüyor olsa gerek, bana şöyle sordu; 'Türkiye'ye dönmeyi planlıyor musun?'
Zamanı gelince dedim....
9 yaşındaki kızı Marin hemen atladı 'O zaman hiç gelmesin'
dedi...
Ama gelecek...

Konu: daha cok serkan anılır lar dileği
daha cok , daha cok ama cok serkan ların yetiştiği bir ulkeyi hepimiz için diliyorum.
Bağlantı »
Konu: zaman makinesi...
kitabınızın içeriği nasıldır bilmiyorum tabi ki ancak pratikte imkansız bir şeyin hakkında yazılmış bir kitabın önünde kuyruk oluşturmak her yiğidin harcı olmasa gerek.Bu manzara Türkiye de olmazdı herhalde.Kitapevlerinde bilim kitaplarının buluduğu kısımlar genelde en tenha köşeler oluyor da ordan biliyorum.Y aslında kitapevleri soğuk kış günlerinde üşüyenleri ısıtmak için varlar sanki.Neyse ki:)o sayede kitapla tanışanlar oluyordur belki:)
bir de ...bir insanı en çok mutlu edecek şey düşündüklerine değer verilmesi sanırım , her bakımdan...İdealler olmadan insan hiçleşiyor.. sonuçta insan sadece mutlu olmak için yaşar..
e o kadar mutlu olunca evi temizlemeyi de unutur insan..
..Türkiye de o kadar kuyruk olmaz dedim fakat şimdi düşündüm de..ben başka hangi Türk bilimadamının blog yazılarını ,ne yazıp ne düşündüğünü takip ediyorum ki..var mı ki?
sevgiler
e
Bağlantı »
Konu: BENDE BENDE
Selam,
Evet bende bende diyesim geldi.
Çünkü yazını okur okumaz zamanı gelince bekliyoruz demek istedim,
bir de bu zaman çabuk gelir diye bekliyoruz:)
Fakat ben geç kalmışım hocam, herkes zaten yazmış benimde düşündüklerimi.
Türkiyeyi ileri uygarlık seviyesine taşırken, ATAMIZIN izindeki, çoluk çocuk yaşlı genç aramıza katılmanı bekleriz.
Bağlantı »
Konu: Merhaba
''Zamanı gelince''çok anlamlı.Elbette herşey doğru zamanda olursa güzel.
Ev temizleme işi dünyadaki belki de en sıkıcı işlerden biri,fakat biz bayanlar bu işi eğlenceli hale getirmeyi başardık.Eminim biraz daha bu iş üzerinde düşünürsen sen de bulursun bir yol.
(Aldığın herşeyi tekrar yerine koyarak başlayabilirsin örneğin.Robot çözüm olmaz bence.Sonuçta robot programlanan temizliği yapacak.Ya sadece ev sahibinin bildiği ve robotun programlanmadığı ve mutlaka yapılması gereken temizlikler ne olacak?Değil mi?)
Bilgi çağındayız ve herkes hayatını değiştirecek ipucunu arıyor.Sanırım,sen ve ben yani''bizim gibiler''bulduk.Nasıl mı?,bunu uzunca bir sobhbet imkanımız olursa konuşuruz.
9 yaşındaki Marin ''O zaman hiç gelmesin''istemiş.Biz de Türkiye'dekiler sen ve ''senin gibiler'' için en mutlu olduğun zaman diyoruz.
Sevgilerimle
Ayşe
Bağlantı »
Konu: zamanı gelince...
Umarım o zaman bir an önce gelir. Çünkü bence, ülkemizin sizin gibi bilim adamlarına çok ihtiyacı var. Ama yine de insan, nerede en verimli olacaksa orda kalmalı diye de düşünüyorum. Sanırım bu yüzden doğru zaman önemli. Umarım doğru zamanda, çalışmalarınıza gereken değeri verebilecek uygun ortamlar olur da Türkiye' ye dönersiniz.
İyi çalışmalar...
Bağlantı »
Konu: imrendim keske orada olabilseydim
Umarim bir burs bulup gelirimde o toplantılara katılma sansim olur tabi siz geri donmeden once :)
Turkiye'mizin gelecegi bilim adamlarinin elinde bunun farkedilmesini saglamakta bizim gorevimiz.. bazen tek kelime tum bakis acisini degistiriyor. onemli
bol su icin kendinize iyi bakin
Bağlantı »
Konu: o zaman
O zaman bian önce gelsin hocam.sizinle çalışmak gerçekten harika ve inanın sizinle,sizin gibilerle olmaya o kadar ihtiyacı varki güzel ülkemizin.o zaman bi an önce gelmeli....
Bağlantı »
Konu: zamanı gelince
ulkemi her dusundugumde içim acıyor.ne zaman bitecek bu karanlık devir,guneş ne zaman dogacak bu ulkenin üzerine? bilim için çalısan insanlarımıza sanatçılarımıza daha cok sahip cıkacagımıza onları vatanlarından uzakta yasamaya mahkum ediyoruz.hergun yeni bir aydınımızı kaybediyoruz.bu ulkeyi terketmek zorunda olan her aydınımızın geri donecegi gunu dort gozle bekliyorum
Bağlantı »