« Önceki | Sonraki »

8/1/2009

2050'de İstanbul: Bilim, Kültür ve Sanat

Haftaya İstanbul Teknik Üniversitesinde gerçekleştireceğimiz konferansın duyurusu az önce bana ulaştı ve bende bana gelen haliyle sizlere iletiyorum, hepinizi bekliyoruz. İstanbul'da görüşmek üzere...

***
Dünya hızla değişiyor. Bilim, kültür ve sanat alanındaki gelişmeler hayatımıza yeni boyutlar kazandırıyor. Her geçen gün farklılaşan dünya, taze ufukları ve yeni açılımları da beraberinde getiriyor.

Peki dünyanın başkenti İstanbul'da neler oluyor? 2050 yılında bilim, kültür ve sanatın geldiği noktada bizi neler bekliyor? 41 yıl sonra nasıl bir İstanbul bize merhaba diyecek?

2050'de İstanbul: Bilim, Kültür ve Sanat konulu panelde bütün bu soruların cevapları aranacak.  Ülkemizde ve dünyada farklı alanlardaki başarılarıyla tanınan Doç. Dr.Serkan Anılır, Güven Kıraç, Yüksel Aksu, Ali Nasuh Mahruki, Mehmet Çağçağ ve Prof. Şehvar Beşiroğlu'nun katılımlarıyla gerçekleşecek olan panelde İstanbul'un 2050 yılındaki konumu farklı açılardan değerlendirilicek. Panel öncesindeki konferansında Doç. Dr. Serkan Anılır, kendi hayatını, bilimsel çalışmalarını ve dünyada bilimin genel durumunu anlatacak.

İstanbul Teknik Üniversitesi Uluslararası Mühendislik Kulübü tarafından düzenlenen panel İTÜ Ayazağa Yerleşkesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde gerçekleşecektir. 16 Ocak 2009 saat 14:00 da başlayacak olan panele herkes davetlidir.

Katılım ve kokteyl ücretsizdir.

Katılımcılara sertifika verilecektir.

12.30-13.00 arası taksim AKM'nin önünden sınırlı sayıda servis kalkacaktır.

Panel Programı:

13.30 - Reklam/Video Gösterimi
14.00 - Doç.Dr Serkan Anılır Konferansı
15.00 - Mola/Reklam/Video Gösterimi
15.30 - Panel
17.00 - Kokteyl

Panel Katılımcıları:

Doç. Dr. Serkan Anılır - Uzaya En Yakın Türk

- 2000 yılında NASA Uzay Asansörü projesine katıldı. 2001 yılında NASA'da Gelecek Teknolojilerini üreten grubun başına geçti.
- 2003 yılında Uzay Asansörü projesini "ATA" ismi ile yenileyerek çalışmalarına Japon Uzay Havacılığı Dairesi'nde devam etti.
- NASA genç bilim adamı ödülü sahibi
- Japon Uzay Havacılığı Dairesi'ne kabul edilen ilk yabancı
- "11.boyutta uzay teoremi" ile Cambridge Üniversitesi fizik ödülünü alan isim
- Tokyo Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'ne en genç ve tek yabancı öğretim üyesi olarak kabul edilen kişi
- Bilim ve teknoloji alanında Amerikan Şeref Madalyası'nın sahibi
- Japonya'da "2050 Tokyo" projesi yöneticisi

Ali Nasuh Mahruki - AKUT Kurucu Başkanı

- Arama Kurtarma Derneği - AKUT kurucu üyesi ve başkanı
- Everest'e çıkan ilk Türk
- Ulusal Güvenlik ve Stratejik Araştırmalar Derneği - UGSAD, Sualtı Araştırmalar Derneği - SAD ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi üyesi
- Hürriyet ve Cumhuriyet gazetesi eklerinde ve NOKTA dergisinde köşe yazarlığı yaptı.
- ELEGANS dergisinde yazmaya devam ediyor.

Güven Kıraç - Tiyatro ve Sinema Oyuncusu

- Masumiyet, Gemide, Laleli'de Bir Azize, Salkım Hanım'ın Taneleri, Yeditepe İstanbul, Azize, Abdülhamit Düşerken, Duvara Karşı, Gönül Yarası, Anlat İstanbul, Sınav ve Yaşamın Kıyısında filmlerinde oynadı.
- Ağrı Dağı Efsanesi, İki Kalas Bir Heves, Sıkıyönetim, Tiyatrocu, Sokak Kızı İrma, Hamlet ve Balkon tiyatrolarında oynadı.
- "Masumiyet" filmi ile ÇASOD, MGD ve İsrail Uluslararası Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödüllerini, "Salkım Hanım'ın Taneleri" filmi ile 19. İstanbul Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü aldı.

Yüksel Aksu - Yönetmen

- Yasemince, Yılan Hikayesi, Pilli Bebek, Büyük Yalan ve Bir Dilim Aşk dizilerinin yönetmenliğini yaptı.
-"Dondurmam Gaymak" filmi ile 25.İstanbul Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü, "Underground Kadir ve Sinema Çetesi" belgeseli ile 7. Ankara Uluslararası Film Festivalinde ikincilik ödülünü ve Adana Belgesel Filmler arasında birincilik ödülünü aldı.

Mehmet Çağçağ - Karikatürist

- Türkiye'de mizahın başlangıcı olan "Gırgır" ve "Fırt" dergilerinde çizdi.
- Limon dergisinin kuruluşunda yer aldı.
- "Limon - Leman" ekolünün yaratıcılarından
- Karikatürleri Leman ve L-Manyak'ta yayınlanmaya devam ediyor.

Prof. Şehvar Beşiroğlu - Müzikolog

- İTÜ Müzik İleri Araştırmalar Merkezi Müzikoloji Bölüm Başkanı
- Harvard Üniversitesi'nde "Ortadoğu Çalışmaları Bölümü" üzerine doktora yaptı.
- "American Musical Instrument Society", "Music and Antropology Study Group" gibi saygın uluslararası dergilerde çok sayıda makalesi yayınlandı.
- "International Meeting Folk Musical Instruments", "American Musical Instruments Society Meeting" gibi uluslararası toplantılarda birçok bildirisi sunuldu.
- Yerel ve uluslararası birçok açılış, konser ve seminer projesi düzenledi.

İTÜ Uluslararası Mühendislik Kulübü Web Sitesi:
www.umk.itu.edu.tr

 

 

 

26/12/2008

Cornell Üniversitesi ziyareti


NASA'dan bir sonraki durağım Cornell Üniversitesi...

Özellikle mühendislik alanında dünyanın sayılı üniversitelerinden biri kabul edilen Cornell'de yaklaşık 5 gün kadar bulundum. Bu seferki amacım bu üniversitede görev alan ve özellikle robotik alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Hod Lipson ile buluşmak ve fikir alışverişi yapmaktı.

Prof. Lipson'un çalışmaları arasında bizim ilgimizi en çok çeken Estimation-Exploration adını verdiği algoritma ile tasarladığı robotlar. Sistem biomimetikten esinlenerek yapılmış basit bir düşünce üzerine kurulu. 4 ayağı olan bir robotumuz var. Robot bu ayaklarıyla yürüyor. Bu ayaklardan birini robottan çıkarıyorlar. Bahsettiğim algoritma sensörlerden datayı topluyor ve bu dataları kullanarak otomatik olarak bir simulatör oluşturuyor. Bu simulatör hem robotun durumunu, hemde çevresini analiz ediyor ve yeni bir kontrolör oluşturuyor. Bu sistem sürekli çalışarak robotun operasyon modunu belirliyor. Çok basit bir cümle ile ifade edecek olursak, robot bir ayağının olmadığını fark ediyor, ancak kalan üç ayağıyla yürümeye devam edecek şekilde kendini yeniden programlayabiliyor.

Bizi burada en çok ilgilendiren, altyapısız evlerin bir kısmında kullanılabilecek akıllı bir sistemi geliştirirken, hem evin bulunduğu ortamı, hemde evde yaşayan insanların davranışlarındaki değişiklikleri tespit ederek, evin içerisinde enerji ve su gibi temel ihtiyaçlardan başlayarak maksimum verimi elde etmek için gerekli bir mekanizmayı kurmak için gerekli ipuçları. Aynı zamanda Prof. Lipson gibi bir araştırmacıyı projemize davet etmek ve beraber çalışmak. Güzel bir haber ki, kendisi projemize dahil olmayı kabul de etti. Bundan sonraki ortak çalışmalarımızı da elimden geldiğince buradan duyurmaya çalışacağım.

Robot teknolojisi sürekli gelişiyor. Akıllı sistemler bugün henüz robotlara tamamıyla insanlardan bağımsız kendi kendilerine düşünme ve hareket edebilme noktasına kadar gelmemiş olsa bile, birgün bu seviyelere de ulaşılacak. Bizler de benzer sistemleri evlere adapte edebildiğimiz zaman, evlerimiz düşünebilen ve her atığı yeniden kullanabilen makinalar haline gelecek. Belki bir depremde bize su ve elektrik üretecek. Belki hiçbir altyapısı olmayan bir yerde, insalara daha yaşanabilir bir ortam sunacak.  Belki de doğayı tahrip etmeyen yeni bir mimarlığın başlangıcı olacak.

Belki de terminatör dünyasının temellerini atıyoruz diye düşünenler de olabilir. Ben buna katılmıyorum.  Ben bu çalışmaları insanoğlunun evriminin bir parçası ve bizi daha 'akıllı' olmaya yönlendiren önemli adımlar olarak görüyorum. Teknoloji gelişiyor, daha da gelişecek. Bizler bunun neresinde nasıl rol alacağımıza karar vereceğiz. 

22/12/2008

Aralık ayında gene NASA'dan...



Bu haftanın başından itibaren 1 haftalık bir araştırma gezisi için Amerika'ya geldim.

İlk durağım NASA Ames Araştırma merkezi oldu. Burası NASA'nın beyni olarak da kabul edilen ve kısa-uzun dönemli uzaya yönelik araştırmaların yapıldığı ve teknolojilerin geliştirildiği bir yer. Ancak son dönemlerde bütçelerdeki kısıtlamalardan dolayı- bizim olduğumuz dönemlerden daha farklı olarak- araştırmalar daha çok mevcut uzay istasyonunun geliştirilmesine odaklanmış ve daha ilerisi için adımlar henüz şekillenmemiş. Burada herkesin ortak dile getirdiği nokta, yakında emekliye ayrılacak olan uzay mekiği yerine yeni bir uzay aracının henüz geliştirilmemiş olmaması. Bu yüzden Rusların uzay araçlarına muhtaç olacaklar ve tabii ki iki ülkenin arasında doğacak yeni bir sorunda istasyonun geleceği tehlikeye girebilecek.

Bilinmeyini öğrenmede gene en önemli unsur barış ve birlik olacak.

Ames labaratuvarlarından yaptığım konuşmaya video konferans ile Johnson Uzay Merkezi ile JPL (Jet Propulsion Laboratory) çalışanları da katıldı ve üzerinde çalıştığımız son projeler hakkındaki fikirlerini söylediler. Fikirlerin olumlu olması moralleri düzeltti, yorgunluğumu aldı. Daha sonra Ames'te üzerine çalışılan yeni teknolojilerin sorumlularıyla bazı toplantılar yaptım. Bunların arasında özellikle atık suyun arıtımı üzerine yapılmış ve %98 verime ulaşabilen üniteler ilgimi çekti. Bu tür sistemler membran ve osmoz gibi bilinen iki teknoloji üzerine kurulmuş be ucuz rakamlarla üretilebildiklerinden, ileride evlere de kolaylıkla uygulanabilir.

Ames'teki programım bittikten sonra ise JPL'ye gidip bir seri toplantıdan sonra, ATHLETE robot sistemi ve üzerinde taşınılan mikrohub ünitelerinin teknolojilerini inceleme fırsatım oldu. Bu sistemler ileride ay veya başka gezegenlerde yaşam üniteleri kurmak için geliştiriliyor olsa da, buradan öğrendiğimiz fikirleri günümüz mimarisinde kullanmak için ortak proje çalışmalarına başlayacağız.

Buradan New York eyaletine geçip Cornell Üniversitesini ziyaret etmeye hazırlanıyorum. Çok büyük bir tesadüf ki, bu üniversiteden iki saatlik mesafede teyzemler oturuyor. bu fırsatı kullanarak hafta sonunu onlarla geçirdikten sonra üniversiteye geçeceğim. Burada robotik alanında dünyanın sayılı isimlerinden Hod Lipson ile beraber olup, altyapısız projemizdeki ortak çalışma imkanımızı görüşeceğiz. Bu sene sonunda planladığım Türkiye gezimi maalesef Ocak ayının ilk haftasına almak zorunda kaldım. Türkiye programım belirlendikçe buradan gene yazmaya çalışacağım.

15/12/2008

2010 Türkiye'de Japon yılı



Geçen hafta Tokyo Büyükelçiliğimiz önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı.

2010 yılı,Türkiye'de Japon yılı ilan edildi. İki ülkenin arasındaki ilişkileri daha da iyileştirmek amacıyla yapılacak birçok etkinliğin hazırlıkları başlıyor. Diğer bir amaç ise Japonya'dan Türkiye'ye gelen turist oranını 1% den 2.5% 'a çekebilmek. Bu amaçla, Tokyo Büyükelçiliğimizin Kültür ve Turizm Müvaşiri Sayın Dr. Ferdane Thomson'un yönetiminde Japonya'da medyaya yönelik ülkemizin tarihi ve doğal zenginliklerini tanıtan bir basın toplantısı ve resepsiyon düzenlendi. Dr. Thomson'un daveti üzerine, bende bu basın toplantısına katılıp öncelikle memleketim olan İzmir ve Trabzon'u ve daha sonra ise Hititlerden, Selçuklulara, Bizans ve Mimar Sinan'a uzanan geniş bir çerçevede Anadolu mimarisini anlatmaya çalıştım.

Her ne kadar ülkemizde Japonlar Türkleri çok sever gibi bir imaj olsa da, Japonya'da henüz Türkiye yeterince tanınmıyor. Japonların gözünden baktığınızda Türkiye denince genellikle Kapadokya'dan öte bir imaj oluşmadığı için, bu seferki medya toplantısının bu açığı kapatarak, ülkemizin Japon medyasında daha iyi anlatılabilmesi için önemli bir adım olduğunu düşünüyorum.

Sayın Büyükelçimizin yoğun programından dolayı gecikeceğini öğrenmeleri üzerine, 'Kanpai' konuşmasını yapmak bana teklif edildi. 'Kanpai' Japonca'da 'şerefe' anlamına geliyor. Kalabalık bir grup toplandığında, buluşmanın anlam ve önemi üzerine salonda evsahibi olarak bulunan bir kişinin yaptığı bu konuşma ve ilk 'şerefe' ile yemek başlıyor. Bu konuşmayı büyükelçiliğimizde bana uygun görmeleri ayrı bir mutluluk oldu.

Yarın Amerika'ya gidiyorum. NASA Ames Merkezinde, tüm NASA labratuvarları çalışanlarının dinleyeceği bir video konferans sunumu yaptıktan sonra, NASA-JPL'ye geçip buradaki toplantılarımı da bitirecek ve New York üzerinden İthaca'ya geçip Cornell Üniversitesi'ni ziyaret edeceğim. Aralık ayının 2 haftasını burada geçirdikten sonra Tokyo'ya dönüp, birgün sonra ise 4 günlüğüne Türkiye'ye gelmeyi planlıyorum.

Detaylar yakında...

3/12/2008

Yeni animasyon projemiz için geri sayım...



Güzel bir haberi hepinizle paylaşmak istiyorum.

14 Aralık 2008 tarihinde prodüktörlüğünü yaptığım ve senaryosunu yazdığım üçüncü animasyon filmim 'Zaman Makinası', benim de katılacağım bir resepsiyon ve öğrencilere yönelik bir atölye çalışmasıyla Tsukuba Bilim Merkezinde ve daha sonrasında tüm Japonya'da gösterime girmeye hazırlanıyor.

2006 Aralık ayında yayınladığım 'Zaman Makinası' kitabımınden esinlenerek başlanan projede, Japonya'da hızlı trene (Shinkansen) binip akrabalarını ziyaret etmeye giden kahramanımızın yanına kendisinden hayli yaşlı birisi oturuyor ve konuşmaya başlıyorlar. Çocuk kahramanımız, bu yaşlı dedenin kendisi hakkında herşeyi bilmesine çok şaşırıyor. Bu ikilinin karşılaşmasıyla başlayan hikayemizde bilim ve teknolojiden zaman makinasına uzanan bir yolculuk başlıyor. Filmin sonunu söyleyip heyecanını kaçırmayayım ama hayal gücünüzü birazcık çalıştırırsanız, bu yaşlı tonton dedeninin aslında kim olduğunu fark ediyorsunuz.

Buraya geldiğim ilk günden itibaren bilim merkezlerindeki eğitim ve vizyon kalitesine saygı duyan biri olarak; Tsukuba gibi bilim şehri olarak kabul edilen ve Japonya'nın sayılı planetoryumlarından birinde gösterime girecek animasyon filmimizle, genç kuşakların kalbinde zaman makinası ile yeniden bir bilim kıvılcımı atmaya hazırlanıyoruz.