« Önceki | Sonraki »

26/9/2007

Cennete girmek

Çocukken, televizyonda en sevdiğim programlardan biri Barış Manço'nun 7'den 77'ye programıydı. Adından da anlaşılacağı gibi tüm yaş gruplarına hitap eden programda, çocukları konuk eden 'Adam olacak çocuk' köşesi vardı ki onu hiç kaçırmazdım.

 

Tüm dünyada çocuk programları (veya belgeseller veya bilim konulu programlar) genelde farklı bir bakış açısı getirip izleyici kitlesini etkileyemediği takdirde, çok düşük izlenme oranlarından kalıp yayından kaldırılır. Ancak bu programda bizim bütün aile (ve zannediyorum Türkiye'deki birçok diğer aile) televizyonun karşısına geçer ve Barış Manço ile çocukların konuşmalarını izler, gülerdik, bazen ağlardık, ve çok şey öğrenirdik. Çünkü çocuklar o hayal güçleri ile büyümeden önce bizim kalplerimizin köşesinde kalan ufak hayallerimizi bulur, bize çocukluğumuzu hatırlatırdı.

 

Yaklaşık 2 sene önce bana gelene bir teklifi değerlendirip, çocuklara yönelik bir program yapmaya başladığımda kalbimde Barış Manço gibi bir sunucu olabilme hayali vardı. Onun gibi olmama imkan yok, biliyorum. Geçen hafta Pazar günü çekimlerini tamamladığımız son bölümde ise, 30 çocuğu Ulusal Bilim ve Gelişen Teknolojiler Müzesinde toplayıp, '2062 Tokyo' konulu bir çalışma yaptırdık. (Japonca Linki; http://www.miraikan.jst.go.jp/j/event/2007/0924_plan_02.html ) Çocuklar zehir gibi tabii ki, kamerayı da görünce artık bütün ekip onları nasıl kontrol edecek onu düşünmeye başlıyoruz. Yoruluyoruz ama sonuçta çocuklara gelecek için vizyon veriyoruz, belki de geleceğin Japonya'sında önemli görevler alacak çocukların kalplerine ilk bilgi tohumlarını atıyoruz.

 

Bu tür bir programı Türkiye'de de gerçekleştirmek veya belki de özel bir programda Türkiye'den gelecek çocukları da ağırlamak en büyük hayalim. Çünkü çocuklar bizim herşeyimiz, geleceğimiz. Onlar dünyaya gelecekte şekil verecekler, barış huzur getirecekler. Ülkemizi geleceğe taşıyacaklar. Ama bizde ne yapıyorlar? Mesela bir oyun çıkartmışlar, adı 'Cennet Bahçesi', monopol benzeri zar yok, döndergeç var ve bu oyunda çocuklar kutucuklarda ilerlerken, 21. bilim yüzyılına yakışan (!) bir şekilde 'ezbere kuran oku, namaz kıl, ilahi oku, örtünmek farzdır' mesajları vererek 2000 puan toplayabilirsen cennete giriyormuşsun. Ramazan dolayısıyla satışları da artmış. Buyrun linki de bu http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=233975

 

Büyükler istediği kadar tartışsın, herkesin fikrine saygı duyarım. Her aile çocuğuna bazı değerler vermek isteyebilir. Ancak ufak çocuklarımızın oyun oynama arzularını kullanarak yaşına ve kabiliyetine göre bilgilendirmeyen böylesine oyunları hazırlayan mantığa karşıyım. Bu mantık çocuklarımıza yapılan saygısızlıktır. Felaket teorilerine karşıyım ama ülkemizin geleceğini kuracak çocuklarımıza böyle oyunlar oynatmak, onlara daha ilkokul çağlarından ölüm korkusu aşılamak, ülkemizi geriye götürür. Çocuklarımızı sindirir. Yazıktır, ayıptır.

 

Ve bu yüzden buradan ilan ediyorum. Çağırın beni, şehrinize geleceğim. Bir takım kuracağım Türkiye'de, zehir gibi bilgili üniversite öğrencilerinden. Toplayın bütün çocukları, ne kadar toplayabilirseniz, burada yaptığımızın aynısını sizinle de yapalım. Kendi biletimi, hatta otelimi bile ödeyeceğim. Malzemesini de ben kendi imkanlarımla toplayacağım. Yeter ki, sizin kalbinizde çocuklarınıza bu bilgi çağında, bilgiye ulaşabilecek imkanı yaratmak olsun. Biz bilgiyi vermeye hazırız. Bu yüzden açık çek veriyorum.

 

Ama derseniz ki şimdi bununla kim uğraşacak. O zaman bizde böyle bir imkan yoktu diye de hayıflanmayın. Yurt dışındaki Türk bilimadamları de neden Türkiye'ye dönüp vatanları için birşey yapmıyorlar diye kızmayın. Suç kimde, onu düşünün...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

21 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: ecetahmaz | Tarih: 2007-11-02 07:42:56
    Konu: Facebook ve bir gunlugune bilim adami olalim
    Baska haber:
    www.facebook.com `ta actigimiz
    bir gunlugune bilim adami olalim
    gurubu 29/30.Ekim.2007 de aktif hale geldi....

    Gelecegi hep birlikte sekil verip olusturucaz
    sevgilerimle
    ece

    Bağlantı »

  2. Yazan: anilir | Tarih: 2007-10-06 06:20:26
    Konu: yorumlariniz
    Tum guzel yorumlariniz icin tesekkur derim. Guzel bir haber, Subat ayinda Turkiye'de yayinlanacak Turkce bir kitabin calismasina basladik, nerdeyse yarisinda cogunu yazdim, kalanini ise bu ay bitirmeyi planliyorum. Hepinizin degerli destegine ihtiyacim olacak, yardimlarinizi esirgemeyin.
    Onun disinda, bugun arastirma projemiz icin Alaskaya gidiyorum, bundan sonraki blogum Alaska'dan olacak.
    sevgiler

    Bağlantı »

  3. Yazan: selva kaplan | Tarih: 2007-10-03 16:51:49
    Konu: tebrikler
    Blog sitenizden bir arkadaşımın verdiği bilgi sayesinde haberdar oldum. Ben de 14 yaşında bir kız annesi olarak tüm yazdıklarınıza gönülden katılıyor ve son günlerde çok ihtiyacımız olduğunu düşündüğüm safiyane ülkesini seven ve Türk olmaktan gurur duyan Japonya elçimiz olarak sizi tebrik ediyorum.
    Projenizin en kısa sürede hayata geçmesi için doğru kişilere ulaştırmada ve duyurmada ben de gönüllü olacağım. Bu arada benim yardımcı olacağım herhangi bir konu aklınıza gelirse sizden cevap beklediğimi de hatırlatmak isterim...

    Bağlantı »

  4. Yazan: leila | Tarih: 2007-10-03 13:28:20
    Konu: merhaba
    merhaba serkan bey
    ben leila iranin tahran sehrindenim
    unje ayer doru yazamasam uzur delerim.
    cok ama cok haklisin
    bende iranda bir zaman boule bir sey yaptim cocuklarin kanser rahatsizlinin hakkinda ama 2 sora tek basima kaldim unje her kes estedi ama ne yazik ki sonradan her kes cok mesghul
    insallah ki sen movak olursun
    simdidan sizi kutlyorum

    sizenle tanismayi cok sevardid
    benim ID lservati sevenirim beni add edarsan

    leila

    Bağlantı »

  5. Yazan: isimsiz | Tarih: 2007-10-02 22:01:41
    Konu: BEN DE VARIM
    ISMIM NESLIHAN ALANTAR ISTANBULDA YASIYORUM 10 YASINDA BIR KIZIM VAR. COCUKLARIMIZIN KENDI OZ BENLIKLERINI ACIGA CIKARMALARINI ONCE AILELER OLARAK BIZLER ENGELLIYORUZ, KENDI DOGRULARIMIZI ONLARA YAMAMAYA CALISIYORUZ. ONLARIN KENDI DOGRULARINA ULASABILMELERI ICIN BIZLERIN ZEMIN HAZIRLAMAMIZ GEREKTIGINI DUSUNUYORUM...HALIL CIBRANIN DEDIGI GIBI ONLAR BIZIM COCUKLARIMIZ DEGIL BIZDEN COCUKLAR...SIZI KUTLUYORUM VE BU CABANIZI GONULDEN DESTEKLIYORUM...CENNET KAVRAMININ GOKYUZUNDEKI BIR YERLERDEN YADA KAGIT UZERINDEKI OYUNLARDAN IBARET OLMADIGINI ASLINDA YARATACAGIMIZ HER ANLA BIRLIKTE BURADA AYAKLARIMIZ YERE BASARKEN YASAMIN TA KENDISI OLDUGUNU COCUKLARIMIZLA PAYLASALIM DIYORUM...

    Bağlantı »

  6. Yazan: Ece | Tarih: 2007-10-02 16:29:17
    Konu: Beni sayabilirsiniz..... Iletisim
    Internet sayesinde tum dunyadan haberdar olmaya basladik. Ogle gorunuyor ki gelecekte din, dil, irk gibi kavramlarin onemi kalmayacak. Unumayin buyuk balik kucuk baligi yer. Gelecek bilim ve teknolojinin. Turkler cok akilli koreltmeyin, birbirinizi destekleyin, ogretin.
    Sunu hayal edin: tum hayatinizda din ve politika yerine, bilim ve teknolojiden konustugunuzu.
    Ilgini ceken konu ile ilgilen, dusunulebilecek en sacma en uc noktalari dusun ve eglenceli hale getir..... hayati, eglenmek icin dolu dolu yasayin.
    Cevrenizdeki cocuklara 2 kelime bilimden bahsedin. Bakalim siz kendinizi nasil hissedeceksiniz?

    Bağlantı »

  7. Yazan: engin_44 | Tarih: 2007-10-01 18:26:18
    Konu: aydınlık bir gelecek
    İlk önce günümüz Türkiye sinde değinilmesi gerken en temel sorunlardan birini dile getirdiği için sayın Serkan Anılıra çok teşekkür ediyorum.
    Evet malesef Türkiyede bu tür olaylar hemen hergün yaşanıyor.Çocuklarımız çekirdekten zehirleniyor.Kimse kusura bakmasın ama bunun adı zehirleme değilde ne?Tabiki kimse kimsenin dini görüşlerini yargılayamaz fakat herkez dinini kendi içinde yaşamalıdır.Kendi vicdanıyla.Ama ülkemizde ne yapılıyor?Okul çağına bile gelmemiş çocuklarımız kalplerindeki kıpırdanmayı,gözlerindeki ışıltılarını sırf bu boş safsatalardan dolayı kaybederk adeta birer robot olarak yetiştiriliyorlar.Artık böyle boş düşüncelerden bıktık.Aydınlık bir Türkiye,aydınlık bir geleceğin Ulu Önderimiz Atatürk ünde dediği gibi bilimle ve irfanla sağlanacağının anlaşılması için daha ne olması lazım gerçekten de çok merak ediyorum!

    Bağlantı »

  8. Yazan: erkan | Tarih: 2007-09-30 15:00:36
    Konu: "Bir kişinin adı en son ne zaman telaffuz edilirse, o gün ölmüş oluyor insan." Barış MANÇO
    Sevgili Barış Manço'yu kaybettiğimiz tarih yaklaşıyor.(1 Şubat 1999 )Hocam ,önceki yazılarınızda bahsettiğiniz radyo programını eğer hala yapıyorsanız,Barış Manço'nun hatırasına bir program yapmanız mümkün mü?Ayrıca,Japonya'da sunmuş olduğunuz programda Türkiye'den çocukları konuk etmeyi istediğinizi belirtmişsiniz.Aynı şekilde,size uygun bir tarihte Kadıköy'deki Barış Manço Eğitim Kültür Merkezi'nde yapacağınız bir programda da minik Japonlar ve minik Türkler konuk edilip,arkasından da ,Barış Manço'nun müzeye çevrilen köşkünün gezdirildiği bir gezi organize edilse ne güzel olurdu değil mi?


    Bağlantı »

  9. Yazan: luciddreams | Tarih: 2007-09-28 20:37:52
    Konu: Merhaba
    Cennete girme oyununun yazdığı linke baktım. Bu zihniyet, yıllardır çocukların beynini yıkıyor, onları cennete gitmek için korkutup düşünemez, gerici topluluğunun parçası yapıyor. Bu sistematik program ülkemizde tıkır tıkır işliyor. Sonra neden böyle olduk; ilerleyemedik diye bir sebep aranıyor. Halbuki sebep, yıllarca çocukluğundan beri tüm mantığı ve aklı silinmiş bir nesili oluşturan bilinçli bir eğitimden kaynaklanıyor. Yazınız çok etkileyici. Ben bir üniversite öğrencisi olarak bu zihniyete sizinle beraber dur demek istiyorum. Ve eminim bu ülkede benim gibi düşünen ve harekete geçmek için hazır olda bekleyen ve size destek olacak binlerce üniversite öğrencisi var. En büyük isteğim, genç beyinleri bu hastalıklı zihiniyetten kurtarıp onları akıl ve bilimin temel olduğu bir dünyaya bakmalarını sağlamak. Bunun için de ne gerekirse yaparız. İyi günler.

    Bağlantı »

  10. Yazan: aysekayablogcu.com | Tarih: 2007-09-27 23:41:38
    Konu: merhaba
    Sizin isminizi Tarih öğretmeni arkadaşımdan duyduğumdan ve sizinle tanıştığım günden itbaren yapmak istediğim tek şey bu.
    Sizin haberiniz olmadan gidip Milli Eğitim müdürümüzle görüştüm.Heryıl sene sonunda yaptığımız eğitim bilim kültür şenlikleri çerçevesinde böyle bir şeyi gerçekleştiririsek çok güzel olur Benim de yıllardır gerçekleştirmek istediğim bir hayalim gerçekleşmiş olur.Türk insanının dünya çapında neler yapabileceğini birebir örneğini sergilemek ve gençlerimizi, çoçuklarımızı sizlerle tanıştırmak.
    Bu benim için çok önemli bir öğretmen olarak bunu bir görev addediyorum.
    Sizi bekliyor ve saygılar sunuyorum.
    Ayşe

    Bağlantı »

  11. Yazan: izmirden aydın | Tarih: 2007-09-27 16:18:00
    Konu: inanıyorummm
    artık daha çok inanmaya başladım serkan bey,artık yeni ATATÜRK lerin doğabileceğine inanmaya başladım..sizin bu açık çekinize bizde el uzatmak isterdik 2 bin kişilik astsubay myo muzla ama yine de buradan yanınızdayız unutmayın..bu uzatmış olduğunuz elin bir çok yeniliğe açılacak yollar getireceği bilinciyle saygılarımızı sunarız..

    Bağlantı »

  12. Yazan: erkan | Tarih: 2007-09-27 15:58:55
    Konu: Türkiye'nin geleceği için
    Hocam, ben Sakarya Üniversitesi,Teknik bilimler meslek yüksek okulu, Çevre Kirlenmesi ve Kontrolü programı öğrencisiyim.Ben ve arkadaşlarım her konuda yardımcı olmaya hazırız.

    Bağlantı »

  13. Yazan: cematam | Tarih: 2007-09-27 14:09:47
    Konu: Mesajın Doğru Yerlere Gideceğinden Eminim
    Merhaba,

    Değişimin önce kendisi olmalıyız, sözünü anımsadım.
    Artık problemleri söylemenin zamanı değil, Çözüm üretip yollara düşmenin kilometre taşlarını geride bırakma zamanıdır.
    Dünya haritasında kapladığımız çerçevenin içini doldurma zamanıdır.
    Serkan Bey'inde dediği gibi bilimle, akılla, ve değerlerimizle yol almanın zamanı geldi ve aman n'olur söyletmeyin gerisini..Bu sefer son istasyonda, son trenin, son vagonun arka kapısında da olsa binip gidelim geleceğe...Çünkü kurtuluş orada dadır bana göre...

    Son olarak Ya düzenin dişlilerinden biri olacağız, bir yer , bir hacim kaplayacağız, yada dişililerin arasında sıkışıp yitip gideceğiz.
    Aynı bundan yıllar önce Nazım Hikmet RAN'ın dediği gibi...

    Koyun gibisin kardeşim,
    gocuklu celep kaldırınca sopasını
    sürüye katılıverirsin hemen
    ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
    ....
    ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak kabahat senin,
    ...

    (Dünyanın En Tuhaf Mahluku şiirinden)

    üzüm suyu olmanın değil üzüm suyu içme zamanıdır

    =)

    Not: Japonca bağlantı için çok teşekkür ederim.

    Bağlantı »

  14. Yazan: hilal | Tarih: 2007-09-27 01:04:38
    Konu: yeni ufuklar
    Sevgili Serkan ANILIR
    bir öğretmen olarak meslek hayatım boyunca hep öğrencilerimle birlikte gelişmeye çalıştım.ve son bir yıldır sizinle birlikte düzenlediğimiz 8 konferans ve bir günlüğüne bilim adamı olalım etkinliğinde gördüklerimi ve yaşadıklarımı diğer tüm öğretmenlerin ve öğrencilerin de yaşamasını diliyorum.
    Binlerce öğrencinin sizin konferanslarınızda nasıl sizi etkilenip dinlediklerini,salondan ayrılamadıklarını, kafalarındaki soruları nasıl büyük bir heyecanla sorduklarını, yaptığımız atölye çalışmasında nasıl "bilim adamı" gibi davrandıklarını ve sizi nasıl elektronik posta yağmuruna tuttuklarını biliyorum. gençlerimizin örnek olabilecekleri,vizyon kazanabilecekleri insanlara duydukları ihtiyacı, heyacanlarını görünce ve sizin de açık çek verdiğinizi okuyunca tüm öğretmen -öğrencilerin sizi davet etmesini,bizim yaşadığımız deneyimi onların da yaşamasını diliyorum.Yaşanılan her deneyim yeni ufuklar açacaktır...

    Bağlantı »

  15. Yazan: Ebru | Tarih: 2007-09-26 21:16:48
    Konu: Bahaneler ve Mazeretler
    Dün "Yaratıcı Yazarlık" dersinde ödevini getirmeyen bir öğrencimin ürettiği bahane için söylediğim şu sözüm sanki buraya daha çok uydu gibi: "Bir şeyi yapmak isterseniz, size kimse engel olamaz ama bir şeyi yapmak istemezseniz de size kimse engel olamaz. Bizim farkımız ise her zaman yapmayı seçmemiz olsun lütfen." Yeni bir bahane için yeni bir slogan bulana kadar -ki bizim ülkemizde bu çok uzun sürmüyor- bu cümleyi daha çok kullanacağım gibi geliyor:))

    Bağlantı »

  16. Yazan: Desertwind | Tarih: 2007-09-26 21:10:16
    Konu: Cocuklarin gozlerindeki pirilti...
    Ben yazini okuduktan sonra fotografa tekrar baktim ve cocuklarin gozlerindeki o heyecan dolu piriltiyi gordum...Iste bu bence ...Bunu hep ayakta tutabilmek , iclerinde zaten var olan cevheri ortaya cikarabilmek...
    Butun cocuklarin gozlerindeki piriltiyi ve heyecani senin de desteginle hep ayakta tutabilmek dilegiyle...

    Bağlantı »

  17. Yazan: derya | Tarih: 2007-09-26 17:30:13
    Konu: EVET HAKLISINIZ
    insanların bir kısmı kendilerinde ve çevresinde gördükleri eksikleri çocuklarında görmek istemez bu yüzden bazı ebebeyinler çocuklarını bilimle eğitirken bazı ebebeyinlerde çocuklarını din konusunda sıkı bir denetim altında eğitirler çocugun oynaması gereken oyun evciilk kör ebe vs.oyunlar dır bu yüzden çoçuklarımıza baskı yapmayalım....

    Bağlantı »

  18. Yazan: hülya | Tarih: 2007-09-26 17:25:45
    Konu: merhaba
    ben Samsun da yaşıyorum ve elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım . kısacası ben de varım. teşekkürler, sevgilerimle.

    Bağlantı »

  19. Yazan: tayjet | Tarih: 2007-09-26 13:10:02
    Konu: Cennet sadece bızım dusuncelerımızde....
    Hayatım boyunca pek cok sey deneyımledım. Pek cok farklı acıdan baktım hayata ve olaylara... Henuz okul yıllarımda ıken tanrı kavramı bende yerını akıllı bır enerjı olarak aldı... Aradan uzun yıllar gectı ve 2000 yılında yoga ve mantralı medıtasyon yapmaya basladım. Kısa bır sure sonra tasavvuf gırdı hayatıma. Kuran ı bugune kadar hıc alısık olmadıgım baska acılardan da okuyabılen kadırı, mevlevı ve rıfaı egıtımlerı almıs bırıyle uzun yıllar sohpet etme fırsatım oldu. Ve tam bu sırada reıkı... Reıkı ogretmenı oldum...
    Tum bunları yasarken de daha oncesınde de hep bana yap denılen seylerı neden yapmam gerektıgını sorguladım. Ve tum deneyımlerım bana dın, yoga ve reıkıde yaptıklarımızın arkasında yatan GERCEK nedenlerı gosterdı...
    Bunu anlamak ıcın de fızık, kımya, bıyolojı bılmenın ve tum bunları ATATURK un dedıgı gıbı acık bır zıhınle degerlendırebılme yetısının...
    Iste tam da bunun ıcın cok onemlı cocuklarımız ve yasama ve olan herseye acık zıhınlerle bakabılmesı...
    Ve tam da bunun ıcın cok onemlı caban, calısmaların ve bu onerın sevgılı Serkan anılır...
    BIZ buradayız... Yapabıldıgımız her konuda yardım ve destege varız...
    Ve her seyden onemlısı ATATURK un cocukları olarak BIZ BURDAYIZ...
    Bu yazının duyulup karsılık bulacagına ınanıyorum... Daha da onemlısı karsılık bulmalı. Cunku sadece oturup sıkayet ederek hıc bır yere varılamaz...
    Sevgılerımle...

    Bağlantı »

  20. Yazan: Adnan | Tarih: 2007-09-26 10:26:24
    Konu: Zonguldak'tan
    Serkan Bey, bunu Zonguldak'ta yaymaya çalışacağım, bakalım diğer insanlar nasıl tepki verecek? Bence, baktınız ki tepki gelmiyor, bence bırakın bu ülkeyi, uğraşmayın, hatta Japon vatandaşlığına geçin. Bir daha da dönmeyin. Buraya gelmek için harcayacağınız vakte yazık. Ata nın adını en azından yurt dışında başarıyla temsil edin. Kalbiniz de hep bizimle olsun

    Bağlantı »

  21. Yazan: MERİVAN | Tarih: 2007-09-26 09:52:15
    Konu: geleceğin anahtarı
    geleceğin anahtarı konulu yazınızda da belirttiğiniz gibi geleceğin anahtarı bilgi kesinlikle.ve teknolojik gelişmeler.japonya şuan ki durumuna bilimde ki ilerlemesiyle ulaştı.bizimde genç ve çocuklarımıza dediğiniz gibi bilgi adına aşı yapabilirsek geleceğimiz parlak olucak.umarım bu tepkinize en yakın zamanda olumlu bir cevap alırsınız ve bu programı yapabilirsiniz.bende varım yanınızda:) saygılar ,iyi çalışmalar

    Bağlantı »