Atatürk...


Bir hafta ara ile Osaka ve Shizuoka kentlerinde 'Serkan Koleji' ni açtık ve toplamda 60 öğrenci toplansa büyük başarı olur derken 348 öğrenciye ulaştık. Benim ve ekibim için gerçekten inanılmaz bir mutluluk... Öyle ya, dünyaya teknoloji dediğin budur diye öğreten Japon hızlı tren sisteminin (Shinkansen) tasarımcılarından tutun da; Sony, Panasonic ve Toyota gibi devlere varan geniş öğrenci kitlesiyle kolejimizin tek amacı, 21. yüzyılda dünyaya şekil verecek yeni teknolojileri öğrenip, geride kalmamak, her zaman ileriye bakmak...

Çünkü her aklı başında adam biliyor ki, gelecekte ne olduğunu okuyamazsa, kendi geleceği de olamaz. Bunu anlamak hiç de zor birşey değil...

İleriye bakmayı, geride kalmamayı kimden öğrendim derseniz, hayatta bugüne kadar izinde yürüdüğüm ve vizyonuna saygı duyduğum tek insandır ki, o da Atatürk'tür.

Ama nedense biz ileriye doğru hedef gösterdikçe, inanılmaz insanlar çıkıyor.

Osaka'daki kolejin açılışının öncesinde, bir davet üzerine Tokyo'dan sabahın ilk uçağıyla Fukushima eyaletine Nihon Üniversity (Japonya Üniversitesi) nin orta ve lise eğitimi veren okuluna 800 öğrenciye bir konferans vermek için geldim. Konferans öncesinde okul müdürü ve yardımcılarıyla beraber sabah kahvaltısı yaparken, müdür lafı evirip çevirip bir soruya getirdi. Soru aynen şöyle idi; 'Serkan Hocam, siz asansöre ATA adını vermişsiniz, ama ben geçenlerde bir Türk ile tanıştım ve o Türk bana dedi ki, Atatürk Türk kültürünü latin alfabesini getirerek silip atmış bir adamdır ve aslında Türkiye'de saygı görmez. Türk halkı onu sevmez ve düşmandır. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?'

Sen ki ha, taa o okula kadar Atamızı kötülemek için kalkıp gitmişsin, bu satırları okuyorsan (ki günde 3000 kişi okuyor bunu belki merak edip bugün bu ATA projesini yapan ne yazmış diye merak edip te okuyorsan) bu satırlarım sana;

Üşenmeden taa Fukushima'lara gidip Atatürk'ü kötüleyeceğine, o enerjini insanlık için daha verimli bir projede kullansaydın, utanmadan cebine koyup taşıdığın o pasaporta biraz daha saygı duymayı bilseydin ama sen müdürün aklını aldım derken, aslında ondan sonra benim gelip de sırf müdürün aklını değil, beraberinde yüzlerce öğrencinin (ve akabinde konuk profesör olarak ders de verdiğim üniversitesindeki öğrencileri saymıyorum) de aklını senden daha çok alacağımı bilseydin, belki hiç o zahmete katlanıp oralara kadar gitmezdin.

Belki de bu şekilde davranmaya devam edeceksin...
Sana buradan çok öz bir mesaj...
Senin gibi haysiyetsiz insanlar oldukça, ben daha çok olacağım.
Sen burada ne kadar ülkeni kötülersen, ben iki katı öveceğim.
Ben burada oldukça ve elim ayağım tuttuğum sürece, ülkemiz Japonya'da olması gerektiği gibi tanınacak. Sen ve senin gibiler burada HİÇBİRŞEY yapamayacaksınız.

Aklında olsun! Sen kaybedeceksin.
Cebindeki pasaporta saygı duymayı öğreneceksin.

Bence değerli vaktini boşuna harcama....
Eğer kendince değerli olduğuna inanıyorsan...
Ama benim için sıfırsın.

Başka bir eyalette görüşmek üzere...

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !