« Önceki | Sonraki »

8/3/2008

Altyapısız sistemler animasyon dünyasında...

Biliyorsunuz, ilk animasyon filmim Ağustos'ta vizyona girmişti.

 

'Uzay asansörü' projemiz bu fırsatla labaratuvarlarda çalışılan zor bir konu olmaktan çıkmış, özellikle çocuklara bilim ve teknolojiyi animasyon tekniğiyle sevdirmeyi amaçlamıştı. Yönetmenliğini yaptığım film, Mart ayına kadar hergün kapalı gişe oynayarak 4 milyon seyirciye ulaştı; hayaller verdi, akıl ve bilime olan inancı arttırdı. Sabahları trenle işe giderken, trende ufacık çocukların annelerin eteklerinden çekiştirerek beni göstermelerini, hatta daha cesur olanlarının yanıma gelerek ceketimi çekmeleri, birçok gün bütün sabah yorgunluğumu üzerimden aldı.

 

Uzay asansörünün vizyona girmesinden yaklaşık 1 ay sonra, Japonya animasyon devi Production I.G. firması bana gelerek, gelecek sene Nisan ayında vizyona girmesi planlanan ve 28 bölüm olarak düşünülen 'R&D Beyin Geliştirme Teknoloji Merkezi' isimli animasyon filminin taslağını sundu. Bu film 2061 yılında suların yükselmesi sonucu adalarda yaşamaya mahkum olan insanların hayatını ve bu adalardan birinde kurulmuş olan bir araştırma merkezinde insan beynini geliştirmeye yönelik çalışmaları konu olan bir senaryo idi.

 

Filmde zor olan bundan 50 sene sonrasının hayal edilmesiydi. Dünya sular altında kalsa, insanlar bu arta kalan ada parçacıklarında nasıl bir hayat sürdürebilirdi? Böylesine bir ada nasıl tasarlanırdı? İlk buluşmamızın sonucunda kafalarındaki projeyi açıkladılar. Olası bir ada yerleşiminde altyapıya gerek duymadan yaşama imkan verecek 'Altyapısız sistemler' projemizi, aynen uzay asansöründe yapıldığı gibi, bu animasyon filmine uyarlamak istiyorlardı.

 

Bu projeye katılmakyı kabul etmek demek, iş yoğunluğumuzun artması olacaktı çünkü henüz rahatlamışken 28 bölümlük bir televizyon animasyon serisi projesi bizi gene büyük bir yükün altına sokuyordu. Ama aynı zamanda altyapısız sistemler çalışmamız, bu sefer üniversiteden çıkıyor ve daha geniş bir kitleye ulaşacak imkanı da veriyordu. Projeye yardımcı yönetmen ve teknoloji danışmanı olarak dahil olmayı kabul edip 6 ay süren bir çalışmadan sonra senaryoyu komple değiştirirek, arkamızdaki panelde yansıyan altyapısız bir ada ve geleceğe dönük teknolojilerin varolduğu bir dünyayı kurduk. Bugün ise, Nisan ayında Nihon Terebi kanalında gösterime girecek olan filmimizi 1500 kişinin katıldığı bir resepsiyonla medyaya tanıttık.

 

Böylece bir sene içerisindeki kısa bir dönemde, şaka bir yana iki animasyon filmi üzerine çalışıp bunları vizyona sokmuş oldum. Bu iki projenin de benim liderliğini yaptığım araştırma projeleri olması, sevincimi bir kat daha arttırıyor. İkinci Dünya Savaşından sonra bilim ve teknolojiye sarılarak bugünlere gelen Japonya'da, gelecek dendiğinde, Serkan'ın projelerini uygulayalım diye düşünmüş olmaları bile benim için büyük bir mutluluk ve herkese kısmet olmayacak bir deneyim oldu.

 

İşin güzeli, bugünkü resepsiyonda Japonya'da yazmış olduğum 'Zaman Makinası' kitabımın da filmleştirilmesi üzerine bir teklif daha gelmesi, beni daha da mutlu ederken, teklif gelen şirketin şu sözü belki de kendi kariyerimde en duymak istediğim ama tüylerimi diken diken eden bir cümle idi;

 

'Ama biz istiyoruz ki, zaman makinasının başına ATA kelimesini ekleyelim ki, izleyici kitlesi bunun bir sizin projeniz olduğunuz bilsin, daha çok ilgi uyandırsın'.

 

ATA artık bir vizyon. Bilim ve akla inanç, geleceğe yönelik merak ve hayal gücü ile şekillenen ve eğitim, araştırma gibi temel bilimleri animasyon ile pekiştirebilen bir düşünce stili.  Ağustos'tan beri ATA ile Japonya'yı teknolojide şaha kaldırıyoruz, bu sene iyice hızımızı aldık ve ileride daha büyük projelere adım atıyoruz.

 

Japon devlet görevlisiyim. Hayatımı burada kazanıyor, burada ekmek yiyorum. Belki de ülkem için hiçbirşey yapmaya mecbur değilim ama bir kez daha buradan bir davet yapıyorum; gelin animasyona kadar uzanmasa bile bu projeleri Türkiye'de daha geniş kitlelere beraber ulaştıralım. Gelen ATA mızın unutturulmak istenen vizyonunu, biz gençler ve bize destek olacak büyüklerimizle ülkemizde de yayalım...

 

Bizleri buralarda unutmayın...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

12 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: gül | Tarih: 2008-04-22 11:31:16
    Konu: uzay asansörü
    slm, projeleriniz ve genç nesillerin düşüncelerine önem vermeniz ve onların sahip olduğu potansiyelleri keşfetmelerini desteklemeniz gerçekten taktir edilir nitelikte. benim ilgimi çeken konu uzay asansörü projeniz bu sistemde örümceklerin ağlarındaki yapıyı düşündünüzmü? bu projenin sonucunu merakla bekliyoruz ve gelecek yeni projeleride. 22. yüzyılın ev dizaynına Türkçe isim olarak ATAKENT olabilir

    Bağlantı »

  2. Yazan: isimsiz | Tarih: 2008-04-21 22:23:15
    Konu: 22. yüzyılın evine Türkçe isim arayışı
    Yelda,

    Gurfe,

    iki isim gönderiyorum hayirlisi olsun.

    Bağlantı »

  3. Yazan: isimsiz | Tarih: 2008-04-21 22:14:00
    Konu: 22. yüzyılın evine Türkçe isim arayışı
    Altinpinar

    Selamlar

    Sercan

    Bağlantı »

  4. Yazan: alican | Tarih: 2008-04-21 18:24:31
    Konu: email
    abilerim ablalarım ben serkan hocamın email yada msn adresini istiyorum bilen varsa bana yazabilirmi.öle bi insanla iletşimde olmak beni daha da geliştircek bu adrese yolllaya bilirsiniz. kasis_kuara@hotmail.com


    saygılar alican ışık....

    Bağlantı »

  5. Yazan: nomaktr | Tarih: 2008-03-17 13:52:27
    Konu: ATA ve Animasyon
    Serkan hocam Animasyon dünyasındaki başarınız beni çok sevindirdi.Büyük bir izleyici kitlesi çocuklar yani geleceğimiz.Onların size sevgiyle yaklaşım bir tebbessümle bakmaları çok güzel bir duygu olsa gerek.
    Gelecekte onlar sizden bahsedecekler.
    Bilimsel çalışmaların animasyon film olması özellikle ATA projesine animasyon film teklifi gelmesi süper.
    Umarım yeni yapacağınız ve yapmakta olduğunuz Projelerde Animasyon olur ve bütün dünya insanlarına bilimsel ve görsel bir şölen olur.

    Hocam bu yolda herzaman sizin arkanızdayız size inanan ve sizi örnek alan tüm arkadaşlarım adına..

    Daha nice çalışmalara hocam..BAŞARILAR SERKAN HOCAM...

    Bağlantı »

  6. Yazan: isimsiz | Tarih: 2008-03-16 05:58:09
    Konu: Turkish & English book
    I expect your marvelous idea to be able to be read with an English book,too!!!

    Bağlantı »

  7. Yazan: anilir | Tarih: 2008-03-12 00:51:52
    Konu: response
    Soyakaze> A really good point, however, I already wrote a draft of 150 pages and approached some publishers in Turkey (to publish a book in Turkish) and most of them refused this offer because a science-book won't sell as much as they expect. I am now working with another turkish publisher who remained to be interested in this book and hope to make it available in October.

    Bağlantı »

  8. Yazan: Soyakaze | Tarih: 2008-03-11 09:10:40
    Konu: What is available?
    It appears that everyone has finally reached the same conclusion; if you do hope for your “uzgörüş” for science and technology to reach the people of your homeland, you are then obliged to obtain them with your written and visual work in Turkish language and, perhaps in English as well.

    And I can assure you Mr. Anılır, we try really hard not to forget you in the Land of the Rising Sun yet, your “özgörev” somehow fails to satisfy our thirst for the knowledge you hold.

    Bağlantı »

  9. Yazan: Bülent ALKAN | Tarih: 2008-03-10 14:37:46
    Konu: Sizlere minnet borçluyuz...
    Merhaba Serkan Hoca m
    Malzeme ve teknoloji çalıştayı tasarımızı 1. malzeme ve teknoloji çalıştayı nda oluşturulan 20-25 kişilik kurula düşüncelerimizi sunma imkanımız oldu ve sizin gibi yurt dışında bulunan değerli hocalarımızın projemiz kapsamında herhangi aksi bir durum olmadığı taktirde bilgi ve deneyimlerini paylaşma imkanına sahip olacağımızı anlattık.

    Yapılan toplantı sonucunda malzeme ve teknoloji alanında farklı disiplinlerin buluştuğu daha büyük kitleler sağlanması ve bölümümüzün tanıtımı için İstanbul şehrimizde yapılması karar alındı. 2009 daki çalıştaydan üst düzeyde verim elde etmek için malzeme bilimi topluluğu adı altında iletişim ve birlik oluşturarak önümüzdeki aylarda toplantılar düzenleyerek düşüncelerimizi paylaşacağız. Beni en çok sevindiren birlik ve beraberlik içerisinde neler yapılabileceğini gösteren bir zaman dilimi içerisinde sizinle beraber çalışmak olacak.

    Ben kendimi tanımlayacak olursam Serkan Hoca mdan öncesi ve sonrası diye ikiye ayırmam gerekecek. Çünkü ülkemizde var olan değerlerimizi yaşatma ve değer yaratabilme, hayallerimizi zorlayarak geleceğimiz hakkında bilgi sahibi olma adına sizin izlemiş olduğunuz Ata mızın yolunda yaymış olduğunuz pozitif enerji sayesinde farkına varmam oldu.

    Ülkemiz adına güzel günlerin bizleri beklediğini bunun için tüm gönlümüzle çalışmalarımıza hız vermemiz ve kendi olanaklarımızı kendimiz yaratmamız gerektiğini düşünüyorum. Çalışmalarımızda bize vermiş olduğunuz önem ve desteğinizden dolayı teşekkür ederim. Ayrıca vizyona giren animasyon filminiz için tebrik eder,çalışmalarınızda başarılar dilerim.

    *Siz bizim kalbimizde özel bir yere sahipsiniz ve bu yer hiçbir etkiye karşı yıkılamayacak bir zemine sahip olduğunu belirtmek isterim.

    Bağlantı »

  10. Yazan: tayjet | Tarih: 2008-03-10 13:26:22
    Konu: Altyapısız sistemler ve ...
    Öncelikle yazıyı ilk okuduğumda her bir satırı geri dönüp birkaç kez okudum.... Cocukların davranışları hem cok sevindirdi beni sanki kendim yaşıyormuşum gibi hemde çok heyecanlandırdı...

    Şimdi bu yazılanlar üzerine ne denilebilir... Evet, DÜNYA İNSANI olarak hepimiz için sevindirici, birde ülkemde, anavatanım TÜRKİYE de bunları yaşıyor olabilmek en büyük dileklerimden biri... Ben hem bu animasyon fılmlerını burada izleyebilmek, (TV kanallarında da tabiki) hemde tüm kitaplarını türkçe okuyabilmeyi yürekten diliyorum... Bu yaptıklarının da henüz başlangıç olduğunu 'biliyorum'...

    Yüreğim senin bu ülkede çalışıyor olmanı dilerdi ancak her nerede en doğru, güzel ve rahat çalışabiliyor isen orada olman... Biliyorum ki her nerede olursa olsun yapılan güzel çalışmalar, bizlerde bütünün bir parçası olduğumuz ve bu dünyada yaşadığımız için bizlerede yansıyacaktır...

    Bır onceki yazılmıs yorumda bir soru var... Madem bu kadar insan bu yaşananlardan memnun degil neden hala harekete geçmiyoruz? Neden gereksiz tartışmalarla zaman kaybediyoruz? Şöyle düşünelim peki... Bunları hala bizim bile konuşuyor olmamız bir zaman kaybı değilmidir... Daha doğru bir tavır düşünüp, konuşmak yerine her alanda 'yapmamız gerekeni yapmak'... Asıl değişim ve dönüşümü bu yaratacaktır sanırım... Her bir birey, her ne yapıyor olursak olalım ve her nerede olursak olalım...

    ATATÜRK ün kurdugu ve onun ilkeleri ile yönetilen ve gelecege güvenle, aydınlık, açık zihinlerle ilerleyen bir TÜRKİYE ve barışın yaşandığı bir DÜNYA diliyorum... Bunu her nerede olursak olalım hep birlikte oluşturacağımızı da biliyorum...

    Seni bır kez daha yürekten kutluyorum Serkan Anılır... İyiki varsın...

    Sevgilerimle...

    Bağlantı »

  11. Yazan: nuranhtkl | Tarih: 2008-03-10 10:24:11
    Konu: ATAMIZ ve Turkiye
    her sabah radyodan gazetelerde yazanların yorumunu yapan bir program dinliyorum.. sunucunun su sozleri tuylerimi diken diken etti:tuik(turk istatistik kurumu)nun acıklamasına gore kişi başı milli gelirimiz 2006 yılı hesaplarına gore 7800$ a cıkmıs.(2007 daha hesaplanmadı) bunu da hemen ardından sokaktaki aydınlatmasından kaldırım hizmetine kadar herseyde hizmet bedeli alınacagı haberi yer alıyor.peki bu yetkililer bunun dogru olmadıgını bilmiyor mu? ya da neye gore bu hesaplar yapılıyor? elbette biliyorlar ama onlar bu milletin (kendilerine gore) cok guzel bir yonunu kesfetmişler: bu halk iki gun sonra butun bu yazılanları unutacak, bu fazladan vergiyi de odeyecek. bunları duyunca beynimden vurulmusa dondum. her gece uyumadan once bunları dusunuyorum uzun uzun. bir de su soru aklımı kurcalıyor: madem ulkemizde bu yasananlara karsı cıkan bu kadar buyuk bir kitle var neden hala tartısmakla vakit kaybediyoruz, neden artık uygulamaya gacmiyoruz?bu soruların cevabını verecek biri varsa lutfen acıklasın!!!

    Bağlantı »

  12. Yazan: izmirden aydın | Tarih: 2008-03-08 17:27:17
    Konu: tekrar çok teşekkürler..
    Türkiye de 'söylenenlerle yapılanlar arasında büyük bir uçurum var'bu uçurumu her ne kadar kaldırmaya çalışsakta önümüze yeni bir engel çıkıyor.Ama yine de bildiğim tek şey ATA mızın izinden,onun bizlere verdiği 'öğün,çalış,güven' öğüdüğle ve sizin tırnaklarınızla halen kazıya kazıya yaptıklarınızı görünce önümüze çıkan her ne olursa olsun aşılacağından emin olmanın mutluluğu içersindeyim.Şimdi olmasada zamanı gelir birgün içimizdeki bilim ve çağdaşlık duygusu hepimizi sarar buna inanıyorum bunun içinde çaba vermeye bütün gençlerimiz hazır olmasını ve bunu düşünerek çalışmasını,hayal etmesini istiyorum.
    (Siz tekrar İzmir e ne zaman geleceğinizi ve kitabınızın ne zaman türkiyede çıkacağını öğrenmek istiyoruz.Bize zaman ayırabilecek zamanınız olursa üstlerime bunu bildireceğim.)
    Tekrar Görüşmek dileğiyle Teşekkürler.

    Bağlantı »